Çalışma Saatleri: PAZARTESİ - CUMARTESİ : 09:30 – 18:30
Makaleler, Basın ve Haberler

Güncellemeler

KANSERDEN KORUNMA İÇİN BESLENME ÖNERİLERİ

Tarih : Aralık 22, 2015Yorumlar : (KANSERDEN KORUNMA İÇİN BESLENME ÖNERİLERİ için yorumlar kapalı)

KANSERDEN KORUNMA İÇİN BESLENME ÖNERİLERİ

Kanser, ikiyüzden fazla türü tanımlanan bir hastalık grubudur. Her türün kendine özgü belirtileri bulunmakla birlikte hepsinin ortak yönü, kontrolsüz çoğalan hücrelerin normal işlevi olan hücreleri öldürmeleridir. Kanserin her türü birçok faktörün etkisiyle oluşur ve kendine özgü moleküler ve hücresel sisteme sahiptir.

Kanser, yaş ve cinsiyet gruplarında da farklı şekillerde görülür. Çocuklarda en çok görülen kanser türleri ; lösemiler, lenfomalar ve beyin tümörleridir. Kadınlarda, meme, rahim ve yumurtalık, mide, kalın barsak-rektum, aksiğer ve solunum yolu en sık görülen kanser türleridir. Erkeklerde ise akciğer, mide, kalın barsak- rektum, solunum yolu, prostat ve yemek borusu kanserleri başta gelen kanser türleridir.

Beslenme ile ilintili olduğu belirtilen kanser türlerinin başında meme, sindirim sistemi, ürogenital sistem ve ağız-boğaz kanserleri gelmektedir.

Tablo. Kanser riskini arttıran ve azaltan çevresel faktörler

Arttıran faktörler Azaltan faktörler
 

Sigara içimi

Yüksek hızda bakteri ve virüs enfeksiyonu

Yüksek miktarda pestisit ve yapay kimyasalların alımı

Aşırı alkol alımı

Radyasyona maruz kalma

Çok eşlilik, düzensiz yaşam

Aşırı yağ ve yağlı besinlerin alımı

Taze sebze ve meyvenin az tüketilmesi

Posalı (lifli) besinlerin az tüketilmesi

Olumsuz çalışma koşulları

Tuzlanmış, tütsülenmiş, dumanlanmış yiyeceklerin aşırı alımı

Uzun yaşama

Sigarasız ortamda yaşama

Bakteri ve virüs enfeksiyonunun düşük oranda görülmesi

Pestisit ve yapay kimyasalların az alımı

Alkol almama veya çok az alma

Radyasyondan korunma

Tek eşlilik ve düzenli bir aile yaşamı

Beslenmede yağdan gelen enerjinin %30’un altında tutulması. Çok yağlı besinlerden ve yağda kızartmalardan sakınma

Bol taze sebze ve meyve tüketilmesi

Yeterince posa (lif) tüketilmesi

Uygun çalışma koşulları

KANSERDEN KORUNMAK İÇİN BESLENME ÖNERİLERİ

  • Kepeği ve özü alınmamış tahıl ürünleri, kurubaklagil, taze sebze ve meyvelerin yeterince tüketilmesi posa (lif) alımını arttırıp barsakların düzenli çalışmasını sağlayarak kalın barsak-rektum kanserinin önlenmesinde yardımcı olur.
  • Kanserinden korunmada da posa önemli bir diyet bileşenidir. Posa, ince barsaklardan östrojenin geri emilimini azaltması, dolayısıyla da dolaşımdaki östrojen miktarını azaltması sebebiyle meme kanserinden koruyucudur.
  • Çayın, bileşimindeki polifenolik flavonoidlerden dolayı, meme kanseri riskini azalttığı öne sürülmüştür.
  • Kahve ile ilgili yapılan çalışmalarda, her ne kadar sonuçlar tartışmalı olsa da, fazla kahve tüketimi (günde 4-5 fincan veya daha fazla) meme kanseri riskindeki artış ile ilişkilendirilmiştir.
  • Tahıllar, soya ve kurubaklagiller, bileşimlerindeki fitoestrojenler (izoflavonoidler, kumestrol ve lignan) dolayısıyla meme kanserinden koruyucudurlar.
  • Hayvansal kaynaklı ürünlerden yağlı olanlarını sık ve yüksek miktarda tüketen bireylerde meme, rahim, prostat, kalın barsak-rektum, pankreas ve böbrek kanserlerinin görülme sıklığının arttığı bildirilmiştir. Bu nedenle hayvansal kaynaklı ürünlerden (et, süt, vb) yarım yağlı veya yağsız olanları tercih edilmelidir.
  • Deney hayvanları ve insanlar üzerinde yapılan çalışmalarda, yağın kanser riskini arttırdığı saptanmıştır. Yağ tüketimi fazlalığının kanser oluşum riskini arttırmasının başlıca üç sebebi vardır. Birincisi, çevresel kanser yapıcı kimyasal maddeler yağ içinde birikir ve çok yağ alımı bu maddelerin vücuda girişini arttırır. İkincisi, kanser ilerletici maddelerden seks hormonları yapıca yağa benzerler. Yağın çok alımının bu hormonların başlıca çalışma düzenlerini bozabileceği öne sürülmüştür. Üçüncüsü, özellikle, kalın barsak- rektum kanserlerini ilerletici safra tuzları gibi maddelerin oluşumu, yağ alımı arttıkça artar.
  • Havuç, kayısı, yeşil sebzeler, domates, portakal, greyfurt A vitamininin ön maddeleri olan karotenlerin en iyi kaynaklarıdır. Karotenler vücutta oluşan ve dışarıdan alınan kanser yapıcı ögeleri etkisizleştirerek kanserin oluşumunu önlerler.
  • B vitaminlerinin yetersizliklerinin kanser riskini arttırdığı, fakat fazla alınmalarının kanser oluşumunu önlemedikleri bildirilmiştir. B vitaminlerinin yeterli düzeyde alınmaları, vücudun savunma sisteminin yeterliliği için gereklidir.
  • Taze sebze ve meyvelerde C vitamini bulunur. En çok C vitamini bulunan sebze ve meyveler sırasıyla; kuşburnu, maydanoz, tere, roka ve diğer yeşil yapraklı sebzeler, karnabahar, yeşil sivri biber, turunçgiller (portakal, greyfurt, mandalina, limon), domates, çilek ve patatestir. C vitamininin solunum ve yemek borusu, mide ve kalın barsak kanserlerinden korunmada etkili oldukları bildirilmiştir. Özellikle sigara içen ve kimyasal karsinojenlerle doğrudan temas halinde olan kişilerin C vitamini alımına özen göstermesi gerekir.
  • E vitamini, başta bitkisel yağlar, yeşil yapraklı sebzeler, özü alınmış tahıllar, fındık, fıstık gibi sert kabuklu besinler ve kurubaklagillerde bulunur. E vitamini, toksik maddelerin vücutta yarattığı harabiyetten koruduğu için kanserden korunmada önemli bir vitamindir.
  • Yeterli D vitamininin kemik kanserleri ve menapoz sonrası kadınlarda meme kanseri riskini azalttığı bildirilmiştir. Ancak, unutulmamalıdır ki, D vitamininin en iyi kaynağı güneş ışığı (ultraviyole ışınlar) aracılığıyla deride sentezlenen formudur. Besinlerde iki formda bulunur; hayvansal kaynaklı besinlerde kolekalsiferol formunda, bitkisel kaynaklı besinlerde ise ergokalsiferol formunda bulunur. Buna ek olarak da besinlerle alınan kalsiyumun vücutta kullanılabilirliği için D vitaminine gereksinimimiz vardır.
  • Selenyum, en çok su ürünlerinde, kepeği ve özü ayrılmamış tahıl ürünlerinde bulunur. Yeterli düzeyde alınan selenyumun bazı karsinojenlerin etkisizleştirilmesine yardımcı olduğu ve radyasyonun zararlı etkilerinden koruduğu bildirilmiştir. Ancak, selenyum suplementasyonu, fazla alımı durumunda saç dökülmesine ve diş bozukluklarına neden olabilmesinden dolayı, önerilmez.
  • Çinko, büyüme, gelişme, deri sağlığı, savunma sisteminin yeterliliği için gerekli bir mineraldir. En iyi kaynakları, su ürünleri, etler, mantar, yumurta, badem, ceviz gibi sert kabuklu besinler ve kurubaklagillerdir. Yeterli düzeyde çinko alımının A vitamininin antikanser etkisini ve savunma sistemlerini güçlendirerek yeni oluşan kanser hücrelerinin öldürülmesine yardımcı olduğu bildirilmiştir.
  • Besinlerle ve iyotlu tuzla alınan iyot, tiroid bezinde vücudun düzenli çalışmasını sağlayan hormonların yapımı için gereklidir. İyodun iyi kaynakları balıklar, mantarlar ve iyotlu tuzdur. İyot yetersizliği guatra, çocuklarda beyin özürüne neden olabildiği gibi tiroid bezi kanseri oluşumu riskini de arttırabilir.
  • Molibden yetersizliği görülen yörelerde yemek borusu kanserlerinin görülme sıklığının arttığı bildirilmiştir. Buna karlın, molibden gereksinmemiz oldukça düşüktür. Molibdenin iyi kaynakları, kurubaklagiller, kepek ve özü ayrılmamış tahıl ürünleri ve koyu yeşil yapraklı sebzelerdir.
  • Bakır da vücudumuz için gerekli ve önemli bir mineraldir. En çok bakır bulunan besinler etler, su ürünleri, kurubaklagiller, yağlı tohumlar (ceviz, fındık, vb), pekmez ve kuru üzümdür. Bakır yetersizliğinde deride, beyin işlevlerinde ve kan hücrelerinin yapımında bozukluklar olabilir.
  • Demirin hücrelere oksijen taşınması ve dolayısıyla enerji oluşumundaki görevine ek olarak bir diğer önemli etkinliği de bazı kimyasal karsinojenlerin etkisini azaltmasıdır. Demirden zengin besinler etler, su ürünleri, yumurta, yeşil yapraklı sebzeler, kurubaklagiller, susam, pekmez ve kuru meyvelerdir.
  • Kalsiyumla ilgili yapılan çalışmalarda kemik ve kalın barsak kanseri riskini azalttığı sonucuna varılmıştır. Kemik gelişimi ve sağlığı için en önemli minerallerdendir. En iyi kaynakları süt ve türevleri, yeşil yapraklı sebzeler, pekmez ve kurubaklagillerdir.
  • Manganez, kimyasal karsinojenler ve radyasyonun yarattığı kanser riskinden korunmada çok önemli olan bir enzim sisteminin olmazsa olmazıdır. En iyi kaynakları özü ve kepeği ayrılmamış tahıl ürünleri, kurubaklagiller, çay ve sert kabuklu meyvelerdir.
  • Rafine karbonhidrat (glisemik indeksi yüksek, posa içeriği düşük) tüketimi sınırlandırılmalıdır.
  • Trans yağ asitlerinden zengin besinlerin tüketimi kanser riskindeki artış ile ilişkilendirilmiştir. Oda ısısında katı formda olan yağlar trans yağ asitlerinden zengindir.
  • Fazla kırmızı et tüketimi de meme kanseri ile ilişkilendirilmiştir. Bunun sebebi, kırmızı etin bileşimindeki biyokullanılabilirliği yüksek demir varlığı, hayvan üretiminde büyümeyi uyaran hormonların kullanılması, pişirme sırasında oluşan karsinojenik heterosiklik aminler ve yağ asidi bileşimidir.

Fitokimyasallar ve Kanser

Fitokimyasallar, vücutta kimyasal karsinojenlerin oluşumunu önlerler, vücuda giren karsinojenleri etkisizleştirirler, kanser öncüsü hücrelerin kanser hücrelerine dönüşmesinde etkili olan ilerletici ajanlara karşı koyarlar veya kanser hücrelerinin çoğalmasını yavaşlatırlar.

Özellikle kansere duyarlı olanlar, sigara içenler ve hava kirliliği olan kentlerde oturanların bu besinleri fazlaca tüketmeleri önerilmektedir.

Tablo. Bazı fitokimyasallar ve Bulundukları Besinler

Fitokimyasallar Bulundukları Besinler
Proteaz engelleyiciler Soya fasulyesi, mercimek, kuru fasulye, nohut, taze fasulye, bezelye, vb
Antioksidanlar Meyveler, cevz, fındık ve fıstık gibi sert kabuklu besinler
Biyoflavanoidler Turunçgiller, kayısı, karadut, kızılcık, kiraz, vişne, kuş üzümü, kırmızı ve kara üzüm
Özel koku ve tat veren maddeler Lahanalar, karnabahar, ıspanak, pazı, turp ve pancar yaprakları, şalgam, hardal yaprağı ve buna benzer yabani ve yenebilen otlar
Kükürtlü maddeler Sarımsak, soğan, pırasa

Alkol ve Kanser

Alkol alan bireylerde bazı kanser türlerinin görülme sıklığının arttığı; alkol ile birlikte sigara kullanan bireylerde ise riskin birkaç kat arttığı sonucuna varılmıştır. Çok bire içen bireylerde kalın barsak-rektum kanserlerinin sık görüldüğü; sert içkileri çok tüketenlerde ağız, baş ve boyun kanserlerinin sık görüldüğü; tüm alkollü içeceklerin fazla tüketiminin ise karaciğer kanseri ile ilişkili olduğu bildirilmiştir.

Tablo. Kanser Riskini Arttıran Besinler

Yaşlı koyun, sığır, keçi ve tavuk etleri Yaşlı hayvanların yağlı kısımlarında, genç hayvan etlerine göre, daha fazla kanser yapıcı kimyasal madde birikebilir.
Domuz eti, domuz pastırması Yağlı etlerin ve diğer tüm yağ ve yağlı besinlerin fazla tüketimi artan kanser riski ile ilişkilendirilmiştir.
Hamburger  
Sade, yağlı etten yapılan köfteler  
Sucuk, sosis  
Tereyağı, iç yağı  
Derin yağda kızartılmış besinler  
Tuzlanmış, salamura besinler  
Tütsülenmiş besinler  
Nitrit ve nitrat eklenmiş besinler  
Doğrudan ateşte pişmiş kebaplar

Kanserden Korunmak İçin Besinleri Pişirirken Dikkat Etmemiz Gerekenler;

  • Besinlerin tütsülenmesi, tuzlanması, nitrit, nitrat ve daha başka kimyasal maddeler eklenerek işlenmelerinde, bazı karsinojenler oluşmaktadır. Odun, kömür ve diğer yakıtların dumanında binlerce karsinojen bulunmaktadır. Bu karsinojenler tütsülenme sırasında besinler tarafından emilerek yağlı kısımlarında birikmektedir. Tuzlamayla da bazı karsinojenler oluşabilmektedir. Nitrit ve nitrat katılmış besinler yendikten sonra nitrozaminlere dönüşürler. Bunlar, güçlü kimyasal karsinojenlerdir. Bu tür besinleri çok tüketenlerde mide kanserlerinin sık görüldüğü bildirilmiştir.
  • Besinlerin aşırı şekilde saflaştırılması kanserden koruyucu posanın kaybına neden olur. Örneğin, buğdayın kepeği ve özü alınarak beyaz un haline getirildiğinde, kanserden koruyucu maddelerin %90’ı kaybolur. Posa alımındaki azalma ise kalın barsak kanserleri ile ilişkilendirilmiştir.
  • Aşırı baharat tüketimi, özellikle acı tatta olanlar, yemek borusu ve mide kanserleri ile ilişkilendirilmiştir.
  • Hatalı pişirme uygulamaları, kanserden koruyucu vitaminlerin kaybına neden olur.
  • Nemli ortamda saklanan besinler küflenir. Bazı küfler toksin üretirler. Bunlar, karaciğer kanseri riskini arttırırlar.

Tablo. Besinleri pişirirken yapılan hatalar ve zararları

Besinler Pişirme Hataları Zararları
Taze Sebzeler Yağda kızartma Çok yağ çeker, enerji içeriği artar, tekrar tekrar kullanılan yağda karsinojenler oluşabilir.
  Doğradıktan sonra bekletme C vitamini, A vitamini, B vitaminleri kaybı olur.
  Pişirme suyunu dökme B ve C vitaminleri ile mineraller kaybolur.
  Yıkamadan yeme Tarım ilaçları ve mikroplar vücuda daha çok alınır.
  Pişirdikten sonra bekletme C ve bazı B vitaminleri kaybolur.
Taze meyveler Sıkıp sadece suyunu içme Posa içeriği azalır.
  Kesildikten sonra bekletme C ve bazı B vitaminleri kaybolur.
  Yıkamadan yeme Tarım ilaçları ve mikroplar vücuda daha çok alınır.
Kurubaklagiller Yıkamadan pişirme Tarım ilacı kalıntıları vücuda alınır.
  Islatmadan pişirme Pişirme süresi uzar, vitamin kaybı olur
  Az pişirme Protein yeterince sindirilmez
  Pişirme suyunu dökme Vitamin ve mineral kaybı olur
Makarna Haşlayıp suyunu dökme Vitamin ve mineral kaybı olur
Pirinç Haşlayıp suyunu dökme Vitamin ve mineral kaybı olur
  Yüksek sıcaklıkta kavurma Protein kaybı olur
  İyi yıkamadan pişirme İlaç kalıntıları vücuda alınır
Et, balık, tavuk Ateşe çok yakın tutularak pişirme, tütsüleme, dumanlama Kanser yapıcı nitrozaminler oluşur, protein ve vitamin kaybı olur
  Yağda kızartma ve kavurma Yağ çeker, enerji değeri artar, yanan yağda ve besinde karsinojenler oluşabilir
Yumurta Çiğ yeme Zararlı mikroplar alınır
  Hızlı ateşte uzun süre pişirme Sarısının etrafı yeşillenir, tadı bozulur, vitamin kaybı olur
  Yağda kızartma Vücuda çok yağ alınır, yanan kısımlarda zararlı madde oluşur, vitamin içeriği azalır
Süt Buzdolabı dışında saklama Zararlı mikroplar alınır
  Ağzı açık, ışıkta bırakma Vitamin kaybı olur
Yoğurt Floresan renkli suyunu dökme Vitamin kaybı olur
Unlu çorbalar Yağda unu pembeleşinceye kadar kavurma Protein değeri azalır

Vitamin kaybı olur

Börekler Yağda kızartma, çok yağ ekleme Yağ tüketimi artar; yanan ve tekrar tekrar kullanılan yağda karsinojenler oluşabilir
Hamur tatlıları Yağda kızartma, çok yağ ekleme Yağ tüketimi artar; yanan ve tekrar tekrar kullanılan yağda karsinojenler oluşabilir
Tenekede veya kutuda salça Açıldıktan sonra kutuda bekletme Minerallerin yararlılığı azalır, kurşun miktarı artar

ONLINE BESLENME DANIŞMANLIĞI

Sorunlarınızı benimle paylaşarak beraber çözebiliriz.
Tuba GÜNEBAK