Çalışma Saatleri: PAZARTESİ - CUMARTESİ : 09:30 – 18:30
Makaleler, Basın ve Haberler

Güncellemeler

Sıla Ç.

Tarih : Ocak 12, 2020Yorumlar : (Sıla Ç. için yorumlar kapalı)

Küçük yaştan beri sürekli kilo problemi olan biriydim. Annem babam çalıştığı için bana babaannem bakıyordu. Babaannem biraz etine dolgun bir kadındı ve kiloyu severdi. Boğazına düşkündü. Kilolu olan insanlar babaanneme göre çok sağlıklı olurdu. Zayıflar ise sağlıksız.
Anne sütünü ilk 5 ay emmişim ondan sonra hazır mama yemeye başlamışım. Aslında bu süreç ben meme emmediğim için değil babaannem bu bebek doymuyor mama da verelim dediği için böyle olmuş. Bende mamaya alışınca meme istememişim. Hazır mama kullanınca tabi ki kilolu yanakları tombiş tombiş bir bebekmişim. Ne zaman ki mamayı bırakıp ek gıda almaya başlayınca o yanaklarımdan eser kalmamış. Tam olarak da çilem bu zamandan itibaren başlıyor.
Yemek saatlerim vardı ve o saatler de o yemek yenecekti. Bir kase dolusu çorba ise hepsi yenmek zorundaydı yok bir kaşık kalmış aman bunu da yemesin yok. Yemiyor mu yiyecek. Babaannem bacaklarının arasına alıp hadi bu son bunu da ye diye diye keyifsiz zorla yemek yediriyordu. Odur budur yemek bana eziyet oldu. Aynı yaş grubu kuzenlerim kiloluydu ve çok hızlı yemek yiyorlardı. Bana hep zorla yemek yediğim için çok hızlı yemek yedirildi. Ağzımda ki bitmeden bir kaşık daha veriliyordu. Bu nedenle ne zaman ki tek başıma yemek yemeye başladım yavaş yavaş istediğim kadar yiyordum… Ama tabi bu pek de mümkün olmuyordu. Çünkü sürekli bir baskı bak işte kuzenin bitirdi sen hala oyalan dur. Aman yeme çocuğum yersen bir yerine et olur. Biraz daha yavaş ye biraz daha ağır ye. Bak herkes ikinci tabağında sen hala birinci tabaktasın. Ve tabağını bitirene hep alkış vardı beni de alkışlayan hiç olmadı.
Tahmini ya beş yaşındayım ya da altı hızlı yemem gerektiğini kafama yer etmiştim. Misafirlerimiz geldi lokum getirmişler babaannem de bana bir tane lokum verdi ama lokum gerçekten çok büyük. Ağzıma attım hepsini ama çeviremiyorum baktım olmuyor şimdi çıkarsam kızacaklar yemesem de kızacaklar bende hepsini tüm yuttum! Yuttum dedim ama o koca lokum boğazım da kaldı nefes alamıyorum ve morarmaya başladım dedem o sırada çocuğa bir şey oluyor dedi babaannem hiç abartmıyorum işaret parmağı ile o lokumu boğazımdan saniyesine çıkardı. Benim için çok büyük bir trajedi oldu. Yemek yemek mi tövbe dedim. Bir yiyeceği suyu çıkana kadar çiğniyorum minik minim lokmalar alıyorum. Tam 7 yıl kadar sürdü bu olay ve sonra kendiliğinden geçti.
Orta okuldayım hala çok zayıfım etek giyiliyor okulda ama etek gitmek istemiyorum diz kapaklarımda ki kemik o kadar çirkin ki herkes bana bakıyor ve bacaklarımın çarpık olduğunu söylüyor. Okulda platonik bir aşkım vardı onu sevdiğimi biliyordu ve bana çok güzel çok tatlı bir kızsın ama seninle olamam ben okulun en popüler erkeğiyim ama sen öyle değilsin ayrıca bacakların da çarpık demişti. Nasıl ağladığımı size şu an tarif edemem. Kilo alamıyorum ve bacaklarımın çarpık olmadığını biliyorum. Zayıflıktan öyle duruyor kilo aldığım zaman düzelecek. Napsam napsam diye düşünürken bir gün babaannemle pazardayken kalın içlik gördüm kalın derken de gözünüz de gerçekten yünlü kalın içlik canlansın. Babaanneme ondan zar zor aldırdım. Eve geldim bir güzelce yıkadım kısa da ince bir çorap aldım. Önce o kalın içliği giydim ince çorabı bileğime kadar giydim onun üstüne de kilotlu çorabımı giydim. Bacaklarım bir tık daha kalın gözüküyordu. Artık çarpık denilmiyordu ama ben gerçeği bildiğim için içten içe çok rahatsızdım. Ve ayrıca belli de oluyordu ne yalan söyleyeyim. Orta okul da son senem de bir parti düzenlendi ve sırf zayıf olduğum için ben ne giysem yakışmaz bana laf ederler düşüncesiyle de gitmedim. Şu an 24 yaşındayım ve sırf zayıflığım yüzünden gitmediğim gidemediğim her organizasyon içimde kalmıştır. O gece de çok ağlamıştım gidemediğim için hiç unutmuyorum.
Liseye başladığım da etek yoktu pantolon vardı ama ben çözümü kat kat çorap giyerek buluyordum. Hem popom çok güzeldi hemde bacaklarım. 43 kiloydum ama yetmiyordu hala bir deri bir kemik olarak görünüyordum. Bu kat kat çorap giyinmem üniversitede de devam etti ama asla etek elbise giyemedim. Hala da giyemiyorum. Üniversite de 47ye kadar çıktım inanılmaz güzel duruyordu yapı olarak minyon olduğum için o kilo bana yakışmıştı. En azından olumsuz yorumları artık almıyordum ve biraz da olsa kendime güveniyordum. Üniversiteden mezun olduktan sonra anlam veremediğim bir şekilde zayıfladım 32 kiloya kadar düştüm. Bu süreçte olumsuz bir çok şey yaşadım. İş bulamadım, dedemin kanser olduğunu öğrendim, tüm hastane ve tedavi sürecinde ben yanındaydım, iki kere boğazımda yiyecek kaldı ve acillik oldum sırf bu travmalar sonucu panik atak hastası oldum vs vs… Dedemi kaybettim bu arada bu beni derinden yaraladı üzdü kabullenemedim dedem benim için çok başkaydı ve aile de benim üzerime titreyen tek insandı. Dedem o hastalık sürecin de beni iki kere diyetisyene gönderdi özel olsun seninle yakından ilgilensin ve mutlu ol dedi. Gerçekten ikisine de özel gittim. Bir diyetisyene tavsiye üzerine gittim ilk muayene de doktor bana baktı aaa evet çok zayıfsın dedi sanki ben bilmiyorum da böyle bir yoruma ihtiyacım var öğrenmem için. Benimle hiç konuşmadan sen zaten zayıfsın her şeyi yemen lazım o yüzden sana diyet listesi hazırlamıyorum ne bulursan ye dedi. Şok oldum. Ha birde dolabında bulunan promosyon olan iki üründen verdi bir içecek bu bundan iç bir ay sonra gel yağ dokun bunlarla artmış mı bakalım dedi. Ee elimde iki tane var ben bunları nasıl alıcam dedim parayla dedi bir şey diyemedim tamam dedim içimden de ne yapalım alıcaz de ek ki böyle böyle olucak diyorum. Tam gidiyordum dur biz sana rapor çıkartalım sen parayla alma çünkü biraz pahalı dedi. İki tane doktor arkadaşını aradı benden kan aldılar rapor çıkması için bazı kriterler varmış onlara bakılacakmış. Sonuçlar iki saate çıkar dedi gitti diyetisyen. Bekledim sonuçları aldım gittim doktorun yanına bu değerlere göre rapor çıkmaz sen bunu parayla al dedi ona da tamam dedim iki ay kadar içtim baktım olacak gibi değil liste yok bir şey yok sürekli bir akşam bir sabah içiyorum o da fayda etmiyor bıraktım doktoru. Aradan üç ay geçti tekrardan bir diyetisyene gittim rast gele hiç araştırmadan gittiğim bir diyetisyendi. Doktor beni gördü halime o kadar çok üzüldü ki ay çok güzelsin ama 32 kilo da olmazsın be yavrum dur yavrum hiç sıkma canını biz bu durumu düzelticez bende tam kan testi istedi kanları verdim ben kanları vermeye gittiğimde de listemi hazırlamıştı ve bana ilk defa bir liste hazırlanıyordu al bakalım bir incele dedi listeye bir baktım Türkiye de yiyecek olarak her ne varsa hepsinden yazmış herhalde liste öyle kalabalık hocam siz daha iyi bilirsiniz ama ben zaten bunları bu derece yesem size gelmem ben bunların hepsini yiyemem dedim. Yiyemem yok yiyeceksin kilo almak yemek yemeyle olur kilo vermek de yememekle oluyor ne yazık ki zorlamanı istiyorum kendini dedi. Bu doktora da tamam diyip çıktım odadan. Kan testlerim bir gün sonra çıktı çok şükür yine sağlıklıyım her değerim normal. Bu süre de ben işe girdim ve şirketin en küçüğü benim. Diğer herkes benden en az on yaş büyük ve çoğu evli bekar 5 kişi falan var. Evlenme yaşında olduğumu söylüyor herkes bu bilgiyi bu yüzden paylaşıyorum. Gelen yorumlar da ciddi anlamda beni üzen cinsten. Çok zayıfsın somaliler gibisin bunu diyen kadın da inanılmaz zayıf… Hep pantolon tişört giyiyorsun. Bak senin yaptığın işte biraz iddialı giyinmen lazım ekip arkadaşlarına baksana nasıl giyiniyorlar. Ee bu kiloyla nasıl gelinlik bulacaksın ki belin hiç yok gibi. Çocuk gibi gösteriyorsun. Ve en ağırı bir erkek tarafından geldi kendi yaş grubum bir stajyer ile kıyaslayıp ulan bir ona bak bir Sılaya bu da kadın oda kadın Sıla sen nasıl evleneceksin abim nasıl çocuk yapacaksın nasıl doğurursun. Tam laf ağzıma geliyor ama yutkunuyorum sürekli çünkü konuşursam ağlarım odada da üç dört kişi varız… Rezil olmuştum çok üzüldüm tabi ki bütün gece ağladım. O kadar çok ağladım ki isyan ediyorum ilk defa. Sonra kendi kendime söz verdim kilo almak için dedim bir yola giricem ve bu son olucak. Kendimle barışık biriyim kendimi seviyorum beğeniyorum ki bu bence çok güzel bir şey ve sırf birileri bu zayıflığı sevmiyor göze çirkin geliyor diye kendi gözlerine zevklerine göre biri olmak zorunda değildim. Ama bu yorumlara da maruz kalmak beni mutsuz ediyordu o yüzden sırf başkaları adına bir yola girdim. Çok fazla makale yazı okudum. Çok fazla doktor ve diyetisyen araştırdım. Bir internet sitesinden Tuba Hanıma denk geldim. İlk başta benim için önemli olan bir doktorun alanında başarısı. Tuba hanım bu konu da dolu dolu bir doktor. Sayfasına girip girip çıkıyorum tek tek paylaşımlarına bakıyorum yazılarına bakıyorum… Bu diyetisyenlerle bir yola girmem üç olacaktı ve ben bu son artık oldu oldu olmadı diyip bir daha da çabalamayacaktım. Tuba hanımın ofisini aradım çok tatlı bir asistan hala kulağımda ses tonu. Güzel güzel anlattı ve hemen ertesi güne randevu aldım. İlk iki diyetisyen yaşamım fiyasko olduğundan dolayı ön yargılı gidiyorum ne yalan söyleyeyim. Sıfır heyecan ve merak… Ertesi gün oldu öğlen 12:00 ofise geldim dedim yaa çok tatlı bir asistan diye gerçekten öyle çok şeker çok tatlı biri insanın konuştukça konuşası geliyor gözümün içine bakıyor beni dinlerken. Hemen tabi ki o hiç istemediğim ölçüme geçtik 33.20 kg çıktı. Tartıdan indim bir kilo kıyafetten düşüyoruz dedi otomatik olarak ben 32 kiloyum ve Tuba hanıma gelene kadar da gram almamışım. 24 yaşındayım ve çok utanıyorum hiç böyle bir zayıflık olur mu çok anormaldir diye düşünüyor kesin asistan falan diyorum kendi kendime. Tuba hanım görüşmeden çıktı kapı açıldı ama inanılmaz güzel bir enerjisi var ilk göz göze geldiğimizde pozitif bir enerji aldım. Nasıl güzel bir kadın ama. Nasıl da içten samimi güzel gülüyor. Tamam dedim o an ben doktorumu buldum. Beni odasına davet etti bir o kadar da naif ve kibar çok güzel tatlı bir ses tonu var. Merhaba dedik ve konuşmaya başladık. Diğer diyetisyen doktorlar ile arasında çok fark vardı Tuba hanımın fazlasıyla ilgili çok gerçekçi ve samimi beni dinliyordu en önemlisi ağzımdan her çıkacak kelimeye önem verdiğini hissettim bu benim için paha biçilemez bir şeydi. İlk görüşme de beni tanıdı ilk doğduğum zamana kadar gitti. Her konuşmasında beni önemsediğini bana hissettirdi. Ve biz birlikte bir diyet listesi hazırladık ki bu mükemmel bir şey. Hazırlayıp evet siz bunları yiyin demedi birlikte hazırladık ben hep ön planda oldum çok güzel bir şey bu. O kadar memnunum ki bu durumdan görüşme bitsin istemiyorum ayrılmak istemiyorum. İlk görüşmemiz bu şekilde oldu ve ben görüşme sonrası bu kadar üzüntümün karşılığı Tuba hanımın mucize gibi hayatıma dokunması dedim çok güzel bir yol alıyoruz birlikte her hafta gidiyorum ve severek gidiyorum o kadar mutluyum ki hiç kopmak ayrılmak istemiyorum. Beni önemsiyor benim için çabalıyor ve Tuba hanıma çok güveniyorum her şeyden önemlisi. Bana bir doktordan çok abla, anne, dost, sırdaş oluyor onu çok seviyorum. Her telefon görüşmemize mutlaka döner her sorumu mutlaka cevaplar beni bilgilendirir Tuba Hanımın bilgilerine de çok güveniyorum. Herkes doktor olabiliyor herkes bir şekilde para kazınıyor ama bir danışana bunları hissettirmek çok başka bir şey tarifi yok ve herkes yapamaz. Bu süreçte çok şey öğrendim çok şey kazandım ve kendime olan güvenim geldi. Tuba hanıma gelmeden önce öz güvenimi kaybetmiştim ama bu süreçte tüm anlattığım olumsuzluklar gitti. Ve en güzeli sağlıklı bir şekilde kilo alıyorum. Hayatımda bir çok olumsuzluklar oldu ama bir o kadar da güzel şeyler oluyor Tuba hanıma bu konuda çok teşekkür ediyorum. Tuba hanımı tanıdığım için çok şanslıyım, birlikte daha da güzel günler göreceğimize inancım sonsuz. ♥

Sıla Ç.N

ONLINE BESLENME DANIŞMANLIĞI

Sorunlarınızı benimle paylaşarak beraber çözebiliriz.
Tuba GÜNEBAK