FORMUNUZU UZUN SÜRE KORUMANIN SIRLARI
FORMUNUZU UZUN SÜRE KORUMANIN SIRLARI Özenle diyetinizi yaptınız ve o hayalini kurduğunuz döneme ulaştınız; “koruma dönemi”, yani ulaştığınız vücut ağırlığını nasıl koruyabileceğinizi öğrenmeniz gereken süreç. Sağlıklı bir zayıflama sürecin...
FORMUNUZU UZUN SÜRE KORUMANIN SIRLARI
Özenle diyetinizi yaptınız ve o hayalini kurduğunuz döneme ulaştınız; “koruma dönemi”, yani ulaştığınız vücut ağırlığını nasıl koruyabileceğinizi öğrenmeniz gereken süreç. Sağlıklı bir zayıflama sürecinde (yağ dokusu kaybederek ulaştığınız hedef ağırlığı kastediyorum) beyniniz kaybolan yağ dokunuzun farkındalığına varır. Yağ dokumuz enerji rezervlerimiz olduğu için de bu dokuyu geri kazanabilmek için her yolu kullanır. O yüzden doğru hamleleri yapmak gerekir. Peki, ulaşılan vücut ağırlığını korumak mümkün mü? Cevabım kesinlikle evet. Bunun en önemli noktası davranış değişikliği sağlamayı başarabilmiş olmaktır. Peki, hangi davranışlar kazanılmalı ve pekiştirilmelidir? İşte bunlardan en önemlileri;
- Tartılma konusunda obsesyon geliştirmeyin. Her hafta, ancak sadece bir kez, aç karnına (tercihen sabah uyanınca), iç çamaşırlarınızla, aynı yerde, aynı tartıda tartılın ve kaydedin. Ağırlık kazanımınız var mı diye takip edin.
- Kahvaltı öğününü asla atlamayın ve geçiştirmeyin. Her gün kahvaltınızda yarım yağlı beyaz peynir ve/veya yumurta, tam tahıllı ekmek, mevsim meyvesi (1 küçük boy; tercihen 1 dilim (70 g) ananas) ve sebzesi ve de1 adet ceviz mutlaka olsun.
- Süt ve ürünlerinde yarım yağlı olanları tercih edin.
- Ette porsiyon kontrolüne dikkat edin. Gittiğiniz restoranlarda bir porsiyona giren et miktarının gramajını sorun, gerekirse yarım posiyon sipariş edin.
- Stresli dönemlerinizde, depresif hissettiğinizde soluğu buzdolabında almak veya kanepeye gömülmek yerine elinizi ve kafanızı oyalayacak bir aktivite edinin. Örneğin; açık hava yürüşlerine çıkın, ılık duş alın, yoga, meditasyon yapın, puzzle yapın, ahşap boyayın.... Ve de stres hormonlarının açlık merkezini de uyardığını unutmayın ve de bu nedenle ara öğünleri asla atlamayın.
- Besin tüketim günlüğü tutun. Yani, bir not defteri edinin ve her gün yediklerinizi miktarları ile birlikte tek tek kaydedin ve gün sonunda toplam tüketiminizi gözden geçirin.
- Yavaş yemek yeme alışkanlığı geliştirmeye çalışın. Beynimizde bir “açlık&tokluk merkezi” bulunur. Açlık merkezi uyarıldıktan tam 20-25 dakika sonra tokluk merkezi uyarılır. Dolayısıyla, bu süre içinde ne yerseniz yiyin “doydum” zannedersin. Yavaş yemek yediğiniz takdirde daha az besinle doyuma ulaşabilirsiniz.
- Öğünleriniz çeşitli olsun. Her ana öğünde tabağınızda süt, et (veya yarım yağlı beyaz peynir veya yumurta), sebze, tahıl (tam tahıllı-esmer olanlar ve kurubaklagiller) ve ekmek grubundan besinler olmasına özen gösterin.
- Posa alımınıza dikkat edin. Kabuklu yenebilen sebze ve meyveleri akan su altında ovuşturarak iyice yıkadıktan sonra kabuğuyla tüketin. Her yemeğinizi, çorbanızı sebzelerle zenginleştirin.
- Su içmeyi unutmayın. Sıvı ihtiyacınızı temelde su ile karşılamaya çalışın.
- Kalori saymaya çalışmayın. Besinleri ve eşdeğerlerini diyetisyeninizden öğrenin. Değişim listeleri kullanın. Diyetisyeniniz yoksa, internet sitemden bilgi edinebilirsiniz (www.tubagunebak.com)
- Düzenli egzersiz yapma alışkanlığı kazanmaya çalışın. Vaktiniz olmadığını düşünüyorsanız (ki isterseniz, yaratabileceğinize eminim) günlük yaşamınıza aktiviteyi entegre edin. Örneğin; merdivenleri kullanmayı tercih edin, arabanızı uzağa parkedin, yakın mesafelere yürüyerek ya da bisiklete binerek gitmeyi tercih edin. Hareketli bir birey olmaya çalışın.
- Pozitif olmanın önemini unutmayın. Zayıflayacağına ve de ulaştığı vücut ağırlığını koruyabileceğine inananların hedefe daha kolay ulaştıkları ve de ağırlıklarını daha uzun süre korudukları saptanmıştır.
Bedeninizin ve sağlığınızın bir eşi daha olmadığını ve sizden başka kimsenin koruyamayacağını unutmadığınız bir gün olmasını dilerim. Sevgiyle kalın…
Beslenme ve Diyet Uzmanı Yrd.Doç.Dr.Tuba Günebak